07 08 2009

tartılmak

Tartılıyoruz   Gözetimindeyiz Yaratan’ın (c.c.).Biz görmesek de, O görüyor bizi. Biliyor ne düşündüğümüzü, ne konuşup, ne yaptığımızı… Günü gelende, sorgulayacak hepimizi.Nimetlerle ve musibetlerle sınıyor bizi.“Mallarınızla ve canlarınızla mutlaka sınanacaksınız”1 buyuruyor. “Sonra o gün (gelende, verilen) nimetlerden (mutlaka) sorulacaksınız.”2 “Andolsun, biz sizi korku, açlık, mallardan, canlardan ve ürünlerden (gelirlerinizden) eksiltmekle sınıyoruz. Sabır gösterenleri müjdele”3 buyuruyor.İyilikler tartı bize, sıkıntılar tartı… Başarılar, yenilgiler tartı… Karşımıza çıkan her olay, her konu tartı… Bizi tartıyor.  İmanımız tartılıyor sürekli. Düşüncemiz, aklımız, sözümüz, davranışımız tartılıyor…Tercihlerimizle, seçimlerimizle; kazançlarımızla ve kayıplarımızla tartılıyoruz.Görevlerimiz, sorumluluklarımız, canımız, malımız, ailemiz, yaşadığımız dünya emanet bize… Emanetlere vefamızla tartılıyoruz. Sorumsuz ve başıboş olarak gönderilmedik dünyaya.“İnsan, başıboş bırakılacağını mı sanıyor”4 buyuruyor Yaratan.       “Bizim, sizi boş yere, bir oyun ve eğlence olarak yarattığımızı ve sizin bize döndürülüp getirilmeyeceğinizi (hesaba çekilmeyeceğinizi) mi sanıyorsunuz”5 buyuruyor.Sadece inanmak yeterli değil elbet. İnancın gereğini yerine getirmekle de sınanıyoruz: “İnsanlar, (sadece) ‘inandık’ demeleriyle bırakılacaklarını ve sınava çekilmeyeceklerini mi sanıyorlar. Evet, Andolsun ki, biz, kendilerinden öncekileri de sınadık.”6Hayat bunun için, ölüm bunun için…       Rab, kimin daha güzel iş yapacağını denemek için... Devamı

07 08 2009

HER GÜNE BİR AYET

 Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıylaHer günahkâr yalancının vay hâline! Kendisine Allah’ın âyetlerinin okunduğunu işitir de, sonra büyüklük taslayarak sanki onları hiç duymamış gibi direnir. İşte onu elem dolu bir azap ile müjdele! Âyetlerimizden bir şey öğrenince onu alaya alır. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır! Arkalarında da cehennem vardır. Dünyada kazandıkları ve Allah’tan başka edindikleri dostlar onlara hiçbir fayda vermez.  Onlar için elbette büyük bir azap vardır.Casiye suresi 7-10 -- La tehzen! innallahe meana...Uzulme ! Allah bizimle...... Devamı

07 08 2009

Kur'an'dan hayatımıza öğütler

Kur'an'dan hayatımıza öğütlerKur'an-ı Kerim ve Hadis dışında inananların hayatına yön veren önemli öğütler dünyamızı aydınlatıyor...Ali İhsan ErBütün öğütlerin özü olan Kur’an ve Efendimiz’in nurlu beyanları bizim için birer nasihat hazinesidir. Bu iki kaynaktan başka bir de onlardan beslenen Allah dostlarının öğütleri vardır ki bu öğütler, bize iki dünya saadetini kazanma yollarını gösterir... Öğüt (nasihat), kültürümüzde çok önemli bir yer tutar. Çünkü dinimiz adeta bir öğütler bütünüdür. Peygamber Efendimiz bir hadislerinde “Din, öğüttür” buyurarak din ile öğüdü bütünleştirmiştir. Bütün öğütlerin özü olan Kur’an ve Efendimiz’in nurlu beyanları bizim için birer nasihat hazinesidir. Bu iki kaynaktan başka bir de onlardan beslenen Allah dostlarının öğütleri vardır ki bu öğütler, bize iki dünya saadetini kazanma yollarını gösterir. Bu hafta sizinle bu öğütlerden bir demeti paylaşmak istiyoruz. En büyük bela ümidi yitirmektir. Ümitsizlik her türlü kemalin engeli, gelişmenin ayak bağıdır. BAŞARININ TEMELİ ÜMİTTİR Malını kaybeden bir şeyini, ümidini kaybeden ise her şeyini kaybeder. Tüm çaba ve başarının temelinde ümit, tüm yılgınlık ve hüsranların kökünde ise ümitsizlik yatar. Ümitsiz hayatın ne anlamı ne de tadı tuzu kalır. Hayatımız, ucu ışığa varan karanlık geçitlerle doludur. Önemli olan, sonundaki ışığı gözden uzak tutmamaktır. Aksi halde, dar bir geçidin içinde boğulup gitmek işten bile değildir. İnsan bataklığa bile düşse, çıkış yolu bulmak için gözleri yıldızlara dönük olmal... Devamı

05 08 2009

Dinî Hizmet Ücretsiz Olmalıdır

 بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمـَنِ الرَّحِيمÜcret Karşılığı,Dinî Anlatmak Olmaz.Dinî hizmet yapıyoruz adı altında,Kitap ve CD satmak,ücretle fetva vermek doğru değildir.Devlet tarafından öğretmen tayin etmek müstesnadır.Peygamberimiz müşriklerden dahi ücret karşılığında yazı öğretici tayin etmiştir.(Bedir savaşından sonra.).Bu bir ihtiyaçtı,peygamber kararıydı.Sahabe arasında böyle ücretli kişilere rastlanılmaz. (EN'ÂM suresi 90. ayet) İşte o peygamberler Allah'ın hidayet ettiği kimselerdir. Sen de onların yoluna uy. De ki: Ben buna (peygamberlik görevime) karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Bu (Kur'an) âlemler için ancak bir öğüttür.(HÛD suresi 51. ayet) Ey kavmim! Ben, ona (peygamberliğe) karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim, beni yaratandan başkasına ait değildir. Hâla aklınızı kullanmıyor musunuz?.(KEHF suresi 77. ayet) Yine yürüdüler. Nihayet bir köy halkına varıp onlardan yiyecek istediler. Ancak köy halkı onları misafir etmekten kaçındılar. Derken orada yıkılmak üzere bulunan bir duvarla karşılaştılar. (Hızır) hemen onu doğrulttu. Musa: Dileseydin, elbet buna karşı bir ücret alırdın, dedi.(FURKÂN suresi 57. ayet) De ki: Buna karşılık, sizden, Rabbine doğru bir yol tutmayı dileyen kimseler (olmanız) dışında herhangi bir ücretistemiyorum.(KASAS suresi 26. ayet) (Şuayb'ın) iki kızından biri: Babacığım! Onuücretle (çoban) tut. Çünkü ücretle istihdam edeceğin en iyi kimse, güçlü ve güvenilir olandır, dedi.(KALEM suresi 46. ayet) Yoksa sen onlardan bi... Devamı

02 08 2009

MÜSLÜMAN – GAYR-I MÜSLİM İLİŞKİLERİ

Allah’ın selamı, ikramı, bereketi sizinle olsun… “Dini Değerlere Saldırı ve Müslüman-Gayrı Müslim İlişkileri” isimli iki konferansın yazıya dökülmüş şeklini istifadenize sunuyorum. Yazıyı beğenirseniz istediğiniz site ve forumlarda yayınlayabilirsiniz. Konferansları dinlemek isteyenler için de linkleri yazının altına ekliyorum. Herhangi bir yazı karakter sorunu ihtimaline karşı da dosyayı ekte gönderiyorum. Allah’a emanet olun. Mehmet Güngören   MÜSLÜMAN – GAYR-I MÜSLİM İLİŞKİLERİ (TEVBE SURESİNİN 5. AYETİNE YANLIŞ ANLAM YÜKLENMESİ)   David isminde, Çek Cumhuriyeti’nden Türkiye’ye yüksek lisans yapmak için gelmiş Hıristiyan bir öğrencim vardı. Bir gün konu karikatür krizine ve Müslüman-gayrı Müslim ilişkilerine geldi. David, benim bu konudaki görüşümün ne olduğunu sordu. Ben de ona: “Aç Tevbe suresinin 5. ayetini, oku” dedim. Açtı ve okudu. 9. Tevbe 5: Haram aylar çıkınca o müşrikleri nerde bulursanız öldürün. Onları yakalayın, çevrelerini kuşatın, her gözetleme yerinde onlar için oturun. Tevbe eder namazı kılar ve zekâtı verirlerse yollarını açın.   David ayeti okuyunca dedi ki: “Müşrik kime denir?” Dedim ki: “Sen de onlara dahilsin” Çocuk tedirgin olmaya ve sağa-sola bakınmaya başladı.   Ben de David’e; “Bak, Avrupalılar ayeti bu kadarıyla okuyorlar ve ‘Müslümanlar bize böyle davranacak’ diyorlar” dedim ve konuyu burada size anlatacağım gibi anlattım.   Sorun, ayeti Avrupalıların/insanların yanlış anlamaları değildir. Asıl sorun bizim bazı âlimlerimizin konuyu yanlış anlamaları ve onları taklit eden günümüz bazı meal yazanlarının aynı y... Devamı

02 08 2009

Hz. Ali'den 623 öz deyiş‏

KAZIM BALABAN (**)GAZETECİ - YAZAR1. Acelenin meyvesi yanlışlıktır. 2. Aç kalmak, alçalmaktan hayırlıdır. 3. Açık kalpli, mert düşman, içinden pazarlıklı dosttan iyidir. 4. Adalet için en büyük talihsizlik, devleti idare edenin zalimliğidir. 5. Adalet, halkın dirliği ve düzeni, idarecilerin ise süsü ve güzelliğidir. 6. Adalet ve eşitliği gözetme, siyasetlerin en iyisidir.7. Adil ol, kudretin sürekli olsun. 8. Adilane davranış siyasetlerin (yönetimlerin) en iyisidir. 9. Affedilmeyecek günah, insanların bir birlerine olan zulmüdür.10. Affetmekten utanmayın. Cezalandırmada acele etmeyin. Emriniz altında bulunanların hataları karşısında hemen öfkelenip kendinizi kaybetmeyiniz.11. Ahdini bozmak Allah’ı ve halkı gazaplandırır.12. Ahmak, her lafın başında yemin eder. 13. Akıl, gurbette yakın bulmaktır; ahmaklık vatanda gurbete düşmektir.14. Akıl gibi mal, iyi huy gibi dost, edep gibi miras, ilim gibi şeref olmaz. 15. Akıl gibi zenginlik cehalet gibi yoksulluk yoktur. Edebe uymak bir kazanç, danışmak bir güçtür.16. Akıllı bir insan fakir olabilir. Fakat o hiç kimsenin sadakasına muhtaç değildir.17. Akıllı kişi, tecrübelerden ibret alan kimsedir. 18. Akıllı olan kemal, cahil olan mal ister.19. Akıllı, düşmanınsa bile danış, bilgisiz dostun fikrini geç. 20. Akıllı insan edeple öğüt alır. Dayaktan başka bir şeyle terbiye edilemiyenler hayvanlardır.21. Akıllı, insanların en mutlusudur. 22. Akıllının dili kalbindedir, ahmağın dili ise ağzındadır. 23. Akıllının tahmini, cahilin kesin bilmesinden daha doğrudur. 24. Akıllı insanlar az konuşur. Çok söyleyenler, yalnız ahmaktırlar. 25. Akil kişi, kemâl taleb eder.26. Akraba düşman... Devamı

02 08 2009

BİR AYET‏

  Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla Şüphesiz, zakkum ağacı, günahkârların yemeğidir. O, maden eriyiği gibidir. Kaynar suyun kaynaması gibi karınlarda kaynar. (Allah, görevli meleklere şöyle der:) “Tutun onu, cehennemin ortasına sürükleyin. Sonra başının üstüne kaynar su azabından dökün.” (Deyin ki:) “Tat bakalım! Hani sen güçlüydün, şerefliydin!? İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir!” Duhan suresi 43-50  ... Devamı

02 08 2009

Rus zulmünden kareler

Rus zulmünden karelerKafkas dağlarında yüzyıllardır süren şanlı bir istiklal savaşıdır ÇEÇENİSTAN.Çeçenistan'da rus zulmü tüm hızıyla sürerken Unutmamak adına bir kez daha Rus'ların Müslüman Çeçen Kardeşlerimize karşı giriştiği katliam fotoğrafları ve objektiflere yansıyanlar durumun ne kadar kötü olduğunu hepimize bir kez daha hatırlatıyor.z Etiketler: FOTOĞRAFLAR, kareler, rus zulmü, çeçenistanposted by HABERCİ at 8/01/2009 ... Devamı

02 08 2009

ABD'nin Ortadoğu Haritası!

ABD'nin Ortadoğu Haritası! Amerikan Silahlı Kuvvetler Dergisi(AFJ) ABD'nin Irak'ın işgaliyle başlayan süreçte, gelecekte şekillendirmeyi düşündüğü Ortadoğu'nun haritasını yayınladı. ŞİMDİKİ SINIRLAR,, İŞTE AMERİKA'NIN YENİ ORTADOĞU'SU,, BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ = PARÇALA BÖL YÖNET.. Etiketler: ABD, BÜYÜK ORTADOĞU HARİTASI, HARİTA, ORTADOĞUposted by HABERCİ at 5/24/2007 ... Devamı

02 08 2009

Perdeler

Perdeler Söyleyen ya da dinleyen olduğumda, sözün ne kadarı anlaşıldı, verilenle anlaşılan aynı oranda mı kaygısı olmuştur içimde. Tabi bir de kelimelerin anlatılmak istenen manayı tam olarak dile getirip getiremediği mevzuu var. Kelimelerden şüpheye düştüğümüzde aslına erebilmek için, onların ipine asılıp, ihtiva ettiği manaların derinliklerine doğru indiğimizde, düşünmeye başlamışız demektir... İnsan neyin yokluğunu çekiyorsa, üzerinde onun tezahürlerinin tüttüğünü görürsünüz. Yoksulluk mu çekiyor, gıdasız mı kalmış onun izlerini gözlersiniz. Sevgisiz kalmışsa odur ifade ettiği hal lisanıyla. Mana ve fikirden uzaksa, odur akseden gönül aynasında. Bilmedikçe istemeyen, istemedikçe bilmeyen insanın yolculuğu çok engellidir. Örtüler engeller perdeler var hep karşımızda. İnsan sürekli aramaya, bulmaya memur. Buldukça da daha çoğuna mahkûm. Bir takım hakikatlere eriştikçe, hedef bir menzil ileri taşınmak da. Bu hareketlilikten uzak kaldığımız, manasız ve fikirsiz zamanlarımız, yaşamadığımız anlardır. Ölü kalpler ve yaşayan ruhlar ayrımı burada başlıyor. Kendi kendine ham halde iken, bir varlık, bir oluş gösteremeyen insan, ancak kendisine hikmet verilenlerden sızan manayı fark ettiğinde yoldan kaldığını görüp, harekete geçebilmektedir. Bir zaman acı ve tatlı suyun birbirine karışmasını engelleyen, vahiyle bildirilmiş olan, denizlerdeki perdeyi keşfedince Kaptan Gusto, dünya çapında bir hadise olarak, günlerce basında yer almıştı. Halbuki perdeler yalnız denizlerde değil, hayatın her safhasında açılıp, aşılması gereken bir engel olarak hep karşımızda... Denizlerin birbirine karışmasını engelleyen perdeler bizi doğrudan etkilemez ama hayatın içindeki asıl ortaya çıkarılması, a... Devamı

02 08 2009

HAKSÖZ VE ASIM ÖZ'E YANIT-HAKARETLERİNİZ NECİP FAZIL'A S

HAKSÖZ VE ASIM ÖZ'E YANIT-HAKARETLERİNİZ NECİP FAZIL'A SÖKMEZ!Haksöz Dergisi internet sitesinde Asım Öz ismini taşıyan bir yazar "Necip Fazıl'ın Türkiye'nin Manzarası adını taşıyan eseri onun kişiliğini ve düşünce dünyasını anlamak için oldukça önemli bir eserdir. " diyerek giriş yaptığı yazısında Necip Fazıl'ı kendisince değerlendirerek yakın olduğu görüşte ki bazı yazarlara da toz kondurmayarak güya Necip Fazıl'ı karalamak ve eleştirmek adına giriştiği kavgasını kendi düşüncesi parelelinde yorarak Efganici,Hayrettin Karaman'cı,ve İbni Tevmiyyeci ve Muhammed Abduh'cu görüşlerini sıralamış ...Kendince Necip Fazıl gibi büyük bir mütefekkir'i küçültmüş!Türkiye'de yukarıda saydığımız isimleri yaşadığı dönem içerisinde yerden yere vuran ve belkide Anadolu'da tek yerli düşünce ve Fikir üstadı olan Büyük Doğu Mimarı Necip Fazıl karşısında KURU AKILCILARI üstün gösterme çabasına düşen Asım Öz isimli adam yazarlığını gerçek bir Fikir Adamı ve Mütefekkir olan Üstad'ı karalayarak sürdürmek istemiş..HAKSÖZ VE ASIM ÖZ'ÜN BÜYÜK DOĞU DÜŞMALIĞI NEDEN?"Ufuksuz Yaklaşımlar" başlığı altında güya " İslamı olanı eksiksiz ve bidatsiz hatırlatmaya çalışan isimler karşısındaki bu öfke gerçekten anlaşılır gibi değildir. diyen Asım Öz isimli şahsiyet Necip Fazıl'ın bu şahıslara karşı olan öfkesinin sebebini bildiğinden olsa gerek asıl Bidatleri İslamın içerisine sokan ve Üstadın tabiri ile İslamı reforme etmeye çalışan bu güruhun da borazanlığını yapmadan duramamış."Kitabın ilerleyen sayfalarında Necip Fazıl günümüzün özellikle Türkiye dışındaki İslam mütefekkirlerini hem anlayış hem de yerli olmamak bakımından yani... Devamı

02 08 2009

Avrupa'nın 50 büyük yalanı

Avrupa'nın 50 büyük yalanıMustafa Armağan, eserlerinde yanlış bilinen konuları herkesin kolayca anlayabileceği bir üslupla anlatarak, aVrupanın 50 büyük yalanını deşifre etti.Mustafa Armağan, eserlerinde yanlış bilinen konuları herkesin kolayca anlayabileceği bir üslupla anlatarak, birinci elden kaynaklardan örnekler veriyor, okuyucunun okuma eylemini genişleterek birinci elden kaynakların da okunmasına zemin hazırlıyor. Tarihi bir ideoloji nesnesi ya da aygıtı olarak algılamayıp son derece samimi, dengeli, bilgi dolu ve ezber bozan kitaplar yazıyor. Kitap isimlerinden bile, okuyucuyu kitaplarına çeken müthiş bir tarafı var Armağan'ın.Düşünce dünyamızda tarih ile düşünme eyleminin birlikte olması gerektiği hakkında ezber bozan çalışmalara imza atan, bir söyleşisinde "Kuru tarih bilgisini canlandıracak formül; tarih ile birlikte düşünmektir!" diyen Mustafa Armağan'ın son kitabı Avrupa'nın Elli Büyük Yalanı, nihayet Timaş yayınlarından çıktı. Belgelere ve arşivlere dayalı araştırmalarıyla Osmanlı tarihi, yakın tarih, şehirlerin ruhuyla alakalı edebi metinler üzerine kitaplar ortaya koyan Mustafa Armağan, Batı denilince aklımıza gelen efsaneleşmiş olayları, inanışları, keşifleri, septik bir perspektifle sorguluyor, Avrupa hakkında ezberletilmiş bilgileri sorgulamakla da kalmıyor, Avrupa'nın imajını düzeltmek için ne hilelere başvurduğunu da ortaya koyuyor.Avrupa'nın Elli Büyük Yalanı, hayretlerden yola çıkarak başlanılan ve bu hayretlerin şaşırmayla birlikte daha da artarak tarihin kendimize bakan yüzünü, çarpıtmalardan uzak tutarak oluşturulan bir eser. Avrupa'nın kendi tarihini merkeze alarak bir dünya tarihi oluşturması ve kendi dışındaki dünya tarihini kendisinin rol oynayıp oynamadığına göre bir sıralamaya sokarak yazması, yazarın ifadesiyle Tanzimat'tan son... Devamı

02 08 2009

İyilik Her Kapıyı Açar!‏

  Ramazan’da Dünyada 54 Ülke ve Bölgede, Türkiye’de 54 Şehirdeyiz İHH, Ramazan’da dünyada 54 ülke ve bölgede, Türkiye’de ise 54 şehirde yardım faaliyetlerinde bulunacak. 18 yıldır hayırsever halkımızın destekleriyle Türkiye’de ve dünyanın çeşitli ülkelerinde ihtiyaç sahibi insanların yaralarını saran İHH İnsani Yardım Vakfı, rahmet ve bereket ayı Ramazan’da yine yüz binlerce fakire, yetime ve kimsesize yardım elini uzatacak. “İyilik her kapıyı açar” sloganıyla yola çıkan vakfımız, kumanya dağıtımı ve iftar programlarıyla yoksulun sofrasını bereketlendirecek, bayramlık ve giysi yardımlarıyla yetim ve kimsesizlerin yüzünü güldürecek. Eğitim yardımlarıyla okullar açılmadan hemen önce on binlerce çocuğun eksiklikleri tamamlanacak. İHH tarafından sürekli desteklenen yetimlerin yanı sıra Ramazan ayında farklı bölgelerdeki yetimlere yönelik gıda, bayramlık elbise, eğitim ve yetimhane desteği yapılacak. Zekât ve sadakalarınızı İHH ile ihtiyaç sahiplerine ulaştırabilirsiniz Kardeşlik, dayanışma ve merhamet duygularının doruğa çıktığı bu mübarek ayda siz de zekât ve bağışlarınızla bir yetimin yüzünü güldürebilir, bir fakirin ihtiyacını giderebilir, bu rahmet ve berekete ortak olabilirsiniz. İHH, zekât, fitre ve bağışlarınızı savaş, işgal, doğal afet ve çeşitli sebeplerle yoksulluk yaşanan bölgelerdeki ihtiyaç sahiplerine ulaştıracak. Nasıl destek olabilirsiniz? Gidilen bölgeler için belirlenen ihtiyaç kalemlerine destek olabilirsiniz. Ayni ve nakdi bağışta bulunabilirsiniz. Evinizde ve iş yerinizde yardım çalışmaları için gündem oluşturabilirsiniz.  Kumanya bağışı: Bir kumanya paketi ile yurt içinde veya yurt dışınd... Devamı

02 08 2009

ÇOCUKLARIMIZA NAMAZI NASIL SEVDİRELİM

ÇOCUKLARIMIZA NAMAZI NASIL SEVDİRELİM ? KİTAP HAKKINDA;   Çocuklar, anne-babaların kapanmayan amel defterleridir. Aynı zamanda Allah’ın onlara en güzel emanetidir. Çocuğun midesini doyurmak kadar ruhunu da doyurmanın endişesini duyan, Onu imanı kuvvetli, ameli salih bir inanan olarak yetiştirmek isteyen Anne-Babaların yüzleştiği en zor mesele, çocuğa namazı öğretmektir.  Kendisine yapılan ısrar ve baskılar yüzünden namazdan uzak duran, Dayak ve hakaretler sonucu namaza tepki duyan insanların sayısı hiç de az değildir. Kolay olan çouğa namazın nasıl kılınacağını anlatıp onu zorlamaktır. Ancak bu, uzun vadede işe yaramamanın dışında Kur’an’ın ve Hz. Peygamber’in bize tavsiye ettiği yol da değildir.  Hayatını insanlara namazı sevdirmeye adamış olan Ahmet Bulut, Türkiye genelinde düzenlediği seminerler ve yaptığı televizyon programları neticesinde Elde ettiği birikim ve gözlemlere dayanarak Çocuklarımıza namazı sevdirmenin pratik yollarını sunuyor. Yaşanmış örneklerden yola çıkarak doğruları ve yanlışları gözler önüne seriyor. Yapılması ve yapılmaması gerekenleri tek tek açıklıyor. Kitapta Anne-Babaların hemen hayata geçirebilecekleri uygulamalardan bazıları şöyle; Namaza başlama kutlamaları, Çocuğa özel seccade ve namaz kıyafeti, Şehrin en güzel camilerini ziyaret, İmamlarla işbirliği, Çocuğa verilecek ödülleri namazlarla ilişkilendirme… Asla yapılmaması gerekenlerden bazıları ise; Namaz kılanın önünden geçen çocuğu azarlama, Çocuk sevdiği bir işi yaparken onu namaza çağırma, Çocuğu kasvetli, Pis camilere götürme, Namazdan dolayı onu ihmal etme…  Profesyonel çizimlerle sayfa sayfa süslenen; Kıssalar, Yaşanmış öyküler, Bü... Devamı

02 08 2009

İÇİ SEVGİ DOLU KUTULARINIZ VAR MI

Haydar Karakuş Kardeşimizin Gönderdiği   İÇİ SEVGİ DOLU KUTULARINIZ VAR MI?   Adamın biri, üç yaşındaki kızını, bir rulo altın renkli kaplama kâğıdını ziyan ettiği için cezalandırmıştı. Çünkü maddi durumları hiç iyi değildi. Bu yüzden küçük kızının, ambalaj kâğıdı olarak sattığı kâğıtlardan bir kısmını israf edip anlamsız bir kutuyu onunla sarmasına çok sinirlenmişti.Kızı ne kadar küçük olursa olsun, böyle bir şey yapmamalıydı. Çünkü ailenin her kâğıt parçasına ihtiyacı vardı. Hele de altın renkli olanlar, en kolay satılanlardı. Oynamak için daha ucuz bir şey seçebilirdi. Ya da kâğıdı kullanmadan önce kendisine sorabilirdi. Küçük kız ise ceza olarak kapatıldığı odada kahkahalar atıyordu. Bu kadar mutlu görünmesi neyin nesiydi?-Kes sesini!.. Diye bağırdı kızını kapattığı odaya doğru, —Yaptığın hatanın cezasını sessizce çekmelisin.Kız sustu. O susunca her şey susmuş gibi geldi adama. Biraz sert davrandığını için için kabullendi. Ancak altın renkli kâğıtların israf edilmesini bir türlü içine sindiremiyordu. Ertesi gün, küçük kız babasının çalıştığı yere geldi. Altın renkli kâğıtla sardığı kutuyu sımsıkı tutmuştu. Gülümseyerek babasına yaklaştı ve kutuyu uzattı: —Al babacığım, sana bir hediye getirdim.Adam önce ne yapacağını, nasıl davranacağını kestiremedi. Kızının armağanını reddedemezdi. Ayrıca da merak ediyordu, en kıymetli kâğıtla sardığına göre, acaba içine ne koymuştu? —Teşekkür ederim diyerek altın renkli kâğıda sarılı kutuyu aldı.Gösterdiği aşırı tepki için kendini suçlu hissetti, ama kutunun boş olduğunu görünce, için için sinirlen... Devamı